Anasayfa » ADIYAMAN TARİHİ » (1) KOMAGENE KÜLTÜRÜ

(1) KOMAGENE KÜLTÜRÜ

Antik Krallığının mutfak alışkanlıkları bölge mutfağının olduğu kadar Adıyaman mutfağının da önemli bir tarihi evresini oluşturur.Sözlü tarih çalışmasında kaynak kişilerin aktardıklarına göre bugünkü Adıyaman Şehri’nin Komagene Krallığı dönemindeki esas yerleşim yeri Antik Perre şehridir. Ancak bu anlatımların ana ekseni şehrin Komagene Krallığı devrinden sonra Masuranlar tarafından inşa edilen Hısn-ı Mansur (Hasan Mansur) kalesinin bulunduğu yere taşıdığı şeklindedir.Ne var ki bu gün harebeleri  Pirin örenli mahallesi yerleşiminin altında olan ve halen tarihi gizemini koruyan Antik Perre şehrinin tarihi hakkında elimizde sağlam veriler bulunmamaktadır. Belki de  kapsamlı bir kamulaşma sonrası,pere’de yapılacak arkeolojik kazılar bu şehrin tarihindeki sırlara ışık tutarak bizim bu şehir hakkında yeni bilgilere ulaşmamızı sağlayacaktır. Antik perre şehrinin adına 3. yüzyılın sonlarına doğru İznik’te toplanan, tarihi İncil Kon siline önemli din adamalrının gönderildiğine dair o dönemde tutulmuş kilise günlüklerinde rastladığımızda bu şehrin terk ediliş tarihinin 4. yüzyılda denk geldiğini görebiliyoruz. Zira 6. yüzyılda Adıyaman şehrinin bugünkü yerleşim yerinde olduğunu biliyoruz.

 

Bugün Adıyaman ve çevresinde başat dil olarak konuşulan Kürtçede de adı köprü (pire) anlamına gelen Perre  şehrine ait Nekrapol’de yapılan kazılarda, oldukça geniş bir alana yayılmış, sosyal yaşam alanları ortaya çıkmıştır.Ortaya çıkan bu sosyal yaşam alanlarda kocaman su sarnıçları, zeytin işlemek için kurutulmuş yağhaneler ,şarap mahzenleri ile şarap üretim yerleri, taştan oyulmuş yemek pişirme ocakları ,taş ve tuğlalardan örülmüş ekmek fırınları, insanda hayranlık uyandıran, modern zaman sanatçılarına parmak ısırtacak güzellikte birçok sanat eseri ,taban ve duvar süsleme mozaikleri ile kabartmalar ortaya çıkmıştır. Komagene uygarlığına ait perre şehrinin harebelerinden afet ve tahribat nedeniyle bile olsa kendiliğinden ortaya saçılmış dev mirası “aysbergin su yüzünde görünen kısmı” şeklinde düşünmek bile bu uygarlığın mutfak kültüründeki ileri gelişmişlik düzeyini anlamamıza yetecek kadardır.

Cevapla

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar işaretlenmelidir *

*

%d blogcu bunu beğendi: